Yedi Dakikaya Sığdırılan Asırlık Film

Forum Tanrısı

Administrator
Yönetici
“Öncelikle program başlamadan önce yönetmeninden oyuncusuna, öğrencilere, velilere yaşanan heyecanı ve mutluluğu izleyicilerin gözünde takip etmek bile yaşayacağımız güzelliklerin habercisi gibiydi. Tüm Köyceğiz tek vücut olmuş Mektep filmine bütün ruhlarıyla sahip çıkmıştı.” Cumhuriyetimizin 100.yılı kutlama programlarına 2023 yılında yaşadığımız depremin ve dünyada yaşanan savaşların acılı gölgesi değse de çok başarılı çalışmalara imza atıldığını görmek mutluluk verici. Özellikle çocuklarımızın, gençlerimizin gözlerinde Türkiye Yüzyılı heyecanını görmek ve yapılan her etkinliğe heyecan duyarak katılmalarına şahitlik etmek her birimizi gönendirdi. Onlar için Cumhuriyet, her şeyden önce Mustafa Kemal demekti. Mustafa Kemal demek bayrak, bağımsızlık, vatan ve Türklük demekti. Ve Cumhuriyet’in 1923 yılında kurulurken alınan yüksek hedefler Atatürk’ün işaret ettiği yüksek ideallerin yaşatılması demekti. Cumhuriyet Bayramı’nda gerçekleştirilen 100.yıl kutlamaları ülkemizin geleceğini kucaklayan gençlerimizin gerçekleştirdiği muhteşem programlarda çocukluğumuzda duyduğumuz heyecanı yaşattı. Türkiye Yüzyılında Milli Eğitim Bakanlığımız iller arasında konuya özgün bir kısa film yarışması düzenlemiş. İlimizi temsil eden “Mektep” adlı film de ilk ona girme başarısı göstermiş. Bu bilgiden sevgili yazar arkadaşım Erdal Kara’nın gönderdiği bir davet iletisi üzerine haberim oldu. Erdal Bey ile geçen sene Besam’ın organize ettiği Rüya AVM I. Sanat Günleri’nde tanışma onuruna erişmiştim. Kendisinin kısa filmlerin senaryosunu yazdığını, yönettiğini ve 17 ülkede ödül kazandığını duyunca bu üretkenliğiyle karşısında mutlu olmuştum. Erdal Bey’i dinlerken bir senarist, yazar ve yönetmen olarak yaşadıkları ve ürettikleriyle ne kadar gurur duyduğunu gözlerindeki ışıltıdan anlıyordum. Bambaşka bir hikâyesi vardı. Ülkemin bu üretken insanları bizi umutlandırıyor, yaşadığımız hayal kırıklarının gelipgeçici olacağını müjdeliyordu. Erdal Bey yerinde duramayan devamlı projeler üreten bir insan ve il olarak ne kadar mutlu ki önceleri Milas’ta şimdi de Köyceğiz’de çok güzel çalışmalara imza atıyor. Kendisi Türkçe öğretmeni olarak çok özel ve duyarlı konularda çalışmalarına devam ediyor. Gelelim Erdal Kara’nın yazıp yönettiği, sanat yönetmenliğini Emre Özsoy’un, film müziklerini H.Gürkan Cumbul’un gerçekleştirdiği “Mektep” filmine. Köyceğiz Halk Eğitim Merkezi Salonunda gerçekleştirilen film galası uluslararası bir program heyecanı yaşattı izleyicilerine. Bir asırlık cumhuriyetin hikâyesi yedi dakikada nasıl anlatılırdı? Ve o yedi dakika içerisine nasıl bir senaryo ve oyunculuk izleyicide nasıl bir iz bırakacaktı? Öncelikle program başlamadan önce yönetmeninden oyuncusuna, öğrencilere, velilere yaşanan heyecanı ve mutluluğu izleyicilerin gözünde takip etmek bile yaşayacağımız güzelliklerin habercisi gibiydi. Tüm Köyceğiz tek vücut olmuş Mektep filmine bütün ruhlarıyla sahip çıkmıştı. Program Erdal Kara’nın kısa film fragmanlarının sunumu ile başladı. Sonra Mektep filminin fragmanını izledik. Fragmandan yansıyan siyah-beyaz görüntülerden renkli kuşağa geçen hikâyenin görüntülerine dikkat kesilmiştik. Ve filme gelince. Yedi dakikaya bir asırlık cumhuriyetin hikâyesi o kadar iyi nakşedilmiş ki. Cumhuriyet’in hikâyesinde her şeyin başında eğitim ve toplumun aydınlanması yatıyordu aslında. Asırlar içerisinde ihmal edilmiş Türk milleti uyandırılıyor ve yepyeni bir dirilişin tohumları atılıyordu. Mektep filminde senaryo kara sabandan mektebe uzanan değişimin izlerini çok güzel kareler içerisine sığdırmış. Bir yanda köy okulunda bir sınıfa kara önlüklü, beyaz yakalı öğrencilerine Cumhuriyet sevgisini anlatmaya çalışan idealist öğretmen diğer yanda kara sabanı öküzüne çektirerek tarlasına sürmeye çalışan ailenin yanında okulda duyduğu sözleri tekrar eden bir kız çocuğu. O küçük kız çocuğunun temsilinde cumhuriyetin bütün Anadolu’yu kuşatıp her bir vatandaşına aydınlanma hakkı verdiği eğitime işaret ediliyordu aslında. Sınıfta öğrenciler ders yaparken onları uzaktan izleyen küçük kız yaslandığı kayaya Atatürk profilini taşla kazırken uyuya kalır. Ve öğretmen, öğrencileriyle uyuyan kızın yanına gelerek hep birlikte Cumhuriyet sevdasını göklere inançla bakarak onu kucaklarlar. Ve okula başlayan öğrencisine öğretmen “Tarih öğretmeni” olmasını salık verir. Çünkü Atatürk’ün işaret ettiği “Tarih şuuruna sahip bireylerin ufukların ötesine geçme” idealini vurgular. Siyah beyaz görüntülerde yansıyan fakirliğin yanındaki yüksek idealizm ve heyecan birden renkli görüntülere dönüşünce modern Türkiye’nin cumhuriyetin idealleri doğrultusunda bir asırda nasıl yol aldığını gösterir. O küçük kız çocuğunun temsil ettiği idealler genç, inançlı genç kadın öğretmenlerin ellerinde emaneti korumaya ve Cumhuriyet ideallerini yükseltmeye devam edecektir. Senaryosuyla, kurgusuyla, müziğiyle asırlık çınarımız Cumhuriyet’imizin hikâyesi bu kadar uyumlu anlatılırdı. Bu başarıya imza atan başta Erdal hocamızı ve ekibini, Ayşe rolüyle hepimizin sevgisini kazanan Eylül Su Baş’ı ve tüm oyuncuları ve emekçileri tebrik ediyorum. Umarım Mektep filmi Muğla’daki tüm okullarımızda gösterilir ve öğrencilerimizde bu filmin yaşatacağı cumhuriyet coşkusunu ruhlarında duyarlar.
 
Üst