Aydın Ayaydın’ın brifinge ihtiyacı var ama Osman Gürün’den değil!

Forum Tanrısı

Administrator
Yönetici
Pandemiden beri mutfağımızı çalışma odası olarak kullanıyorum. Burada rahat ediyorum. Zaman zaman konuk ağırladığımda oluyor. Günümün yarısı telefon görüşmeleri ile geçiyor desem inanır mısınız? “Bana bir gün yetmiyor” dediğimde kimse inanmıyor. Ertesi günün yazısını yazarken arayanları geri çevirdiğimde inanmayıp “Bize gelince yazı yazıyorsun” diye kırıldığını belirtip bir daha aramayanlar da oluyor... Aynı evin içinde ailemle yemeklerde ve özellikle Cumartesi, Pazar kahvaltılarında ‘uzunca’ bir araya gelebiliyoruz. Mutlu hafta sonu... Mutfakta analog yayın yapan televizyon var. Çünkü TV alışkanlığım yok. Aram olsa da zaman yok. Sadece Fox TV de sabahları “Çalar Saat” ve hafta sonları “Orta Sayfa” izleme alışkanlığım var. Çalar Saat programının ardından ya NTV’yi veya Habertürk’ü açıyorum, yatıncaya kadar açık kalıyor... Hal böyle olunca TV 100’de Aydın Ayaydın’ı izleyemedim. Programında çok izlendiğini de sanmıyorum... xx xx xx Aydın Ayaydın’ı internet ortamında banttan izledim. Neden TV 100, neden ilk tercih diye düşünüyorum. Makul bir yanıt bulamadım. Belki de yanıtı yoktur, tesadüftür. Sayın Aydın Ayaydın bu ilk TV programında vaatlerini anlattı. Öne çıkan ilk vaadi ise “ Bodrum’un susuzluğunu gidermek” oldu. Öncelikle su kaybını önlemek içim DSİ’nin yaptırdığı ve her gün bir yerinden patlayan İsale Hattı’nı çelik borularla yenileyeceğini söyledi. Bunu Osman Gürün neden düşünemedi acaba? Bunu düşünemeyen Osman Gürün’ün MUSKİ’si birkaç gün önce de “Milas’taki Geyik Barajını, Elektrik Üretim Anonim Şirketinden (EÜAŞ) satın alıp buradaki suyun tamamını Bodrum’a aktarmayı amaçladığını” açıkladı. TV 100’de “Gürkan Hacır ile Taksim Meydanı” programında Barış Yarkadaş ve Bizim TV Genel Yayın Yönetmeni Şaban Sevinç gibi solcu kalemlerinde bulunduğu programda bir “meslektaş kollaması” vardı. Bilmeyenler olabilir Ayaydın en son Vatan Gazetesi’nde yazan gazeteci-yazarlarımızdandır... Ben orada olsaydım, “Devlette devamlılık vardır” diyerek, Osman Gürün’ün projelerini sürdüreceğini belirtip bu anlamda “Güneş Enerjisi” çalışmalarının devam edeceğini belirten Aydın Ayaydın’a “Seçilirseniz Geyik Barajı’nı satın alır mısınız?” diye sorardım... xx xx xx MUSKİ’nin açıklamasını duyunca beni bir gülmek almıştı. Aydın Ayaydın’ı banttan izlerken de gülümsedim... Tabii gazetecilerden ikisi solcu (diğerlerini tanımıyorum, belki onlardan da solcu vardır) ama Başkan adayı gibi onlarda Muğlalı değiller...! Osman Gürün’ün görev yaptığı sürece “parasızlıktan” yakındığını, iktidarın yurt içinde ve dışında kredi almalarına engel çıkarıldığını şikayet ettiğinden haberi olmayan var mı? Çok merak ediyorum, MUSKİ o barajı hangi para ile alacak? Üstelik Milas’taki iki baraj termik santrallerin soğutması için yapıldı... Bilmiyorlar demeyeyim, unutmuş olmalılar. Hem bakalım baraj satılık mı?! Aydın Ayaydın da programda “Su sorunu çözmek için 2 etapta gitmek lazım. Acil olarak mevcut su kaybı önlenmeli, denizden artıma yoluyla su elde etmek lazım. Bodrum Barajı projesinin süratle yürürlüğe sokulması gerekli.” diyordu. Bu sözün içinde anahtar söz “denizden artıma yoluyla su elde etmek” sözüdür. Bu hep gündemde... Yeni barajda olabilir, ama köklü çözüm olmaz. İklim değişikliği yaşıyoruz. Yağmura güvenemezsiniz. Doğrusu acilen deniz suyu arıtması başlatılmalı ve bu su doğrudan termik santrallere verilerek, baraj suları sadece içme ve sulamada kullanılmalıdır... Tabii Aydın Ayaydın’ın “İsale hattını” yenileyecek olması önemli. Baraj satın alabilecek gücü olan MUSKİ bunu neden yapmadı hala anlayamadığım gibi, Devletin “denemesi yapılmamış” bir isale hattını bir yerel yönetime kakalamış olmasını hiç anlayabilmiş değilim... xx xx xx Sayın Ayaydın’ın beni en çok “Hiç kimsenin yaşam tarzına asla müdahale edilmeyecek” ifadesi şaşırttı. Aydın Ayaydın bu konuda şu ifadeleri kullanmış: “Benim taahhütlerim arasında Atatürk ilkelerine bağlı, cumhuriyetin temel değerlerine bağlı, çağdaş yaşamın teminatıyım diye bir ilke vardır. Hiç kimsenin yaşam tarzına asla müdahale edilmeyecek. Ben onların teminatıyım. Ben öyle yaşamayı seven bir insanım. Hiç kimsenin aklına şu gelmesin; Muğla'nın hiçbir ilçesinde yaşam tarzına müdahale edecek bir uygulama olmayacak.” Oradaki gazeteciler sormamışlar, ben “Kime karşı teminat olacaksınız?” diye sorardım... Bu ülkede, Muğla’da çağdaş yaşam ile sorunu olanlar mı var? Muğla'nın ilçelerinde yaşam tarzına müdahale edecek bir uygulama niyetinde olanlar mı var? Kim bunlar? Muğla’da böyle sorunlar yok. İnşallah olmaz da, ama eşeğin aklına karpuz kabuğu düşürmenin alemi var mı? xx xx xx En çok takıldığım konulardan biri de “Doğalgaz” meselesi oldu... Programın yapıldığı gece AK Parti Muğla İl Yönetimi’nden arayıp, “TV 100’ü izliyor musun?” diye soran arkadaşlar oldu. O gece aklıma geldi, “Acaba Milletvekili Kadem Mete’de izliyor mudur?” dedim... Sayın Aydın Ayaydın programda bu konuda da şu ifadeleri kullanmış: “ Türkiye'nin her yerinde doğalgaz var ama Bodrum, Fethiye, Marmaris, Datça'da doğalgaz yok. Enerji Bakanımızla görüştüm, seçildikten hemen sonra o işlemi başlatacağız. LPG tankları ile doğalgazı getireceğiz, doğalgaz hattı döşenene kadar.” Benim bildiğim kadarıyla Muğla Milletvekili Kadem Mete uzun zamandır bu işi yapıyor. Kendisinin Marmaris’te LPG tankları ile otellere doğal gaz sattığını duyuyoruz. Akıllı adamı severim, ihtiyacı tespit edip karşılamak için kolları sıvamış... Allah daha çok versin... Yanlış anlamadıysam şimdi bu işi seçimi kazanması halinde Aydın Ayaydın başkanlığındaki Büyükşehir Belediyesi yapacak... Hem de turizm ilçelerinin tamamında... Hayırlısı... xx xx xx Benim bildiğim Kavaklıdere’de her yerde doğalgaz var, Muğla il merkezinin her yerinde; Yerkesik, Yeşilyurt ve Kafaca da yok... İl merkezinin önemli bölümünde de yoktu... Kavaklıdere için “Tabii AK Partili belediye var orada” diyenler oluyor. Öyle değil... Kavaklıdere ve Yatağan Belediyeleri ilçelerinin en ücra köşesine kadar doğalgaz götürürken, Akmercan firmasından hat kazısı sonucu cadde, sokak ve kaldırımların yenilenmesi için para almıyor. Menteşe Belediyesi ise alıyor. Firmada haklı olarak kazancı düşük olan hatta hiç olmayan yerleşimlere hemen gitmek istemiyor. Öteki belediye başkanları da Kavaklıdere, Yatağan Belediye Başkanları gibi hareket etsinler bakalım ne oluyor... xx xx xx Önceki yazılarımda da belirttim Aydın Ayaydın gerçekten AK Parti’nin önceki adayları ile karşılaştırılacak bir isim değil. Ancak ben TV 100’deki programı çok başarılı bulamadım. Ortada dolu, donanımlı, karizmatik, her halinden deneyimli, birikimli olduğu belli olan ve adeta “demokrasi havarisi” gibi Muğla’ya gerçekten demokratik, özgürlükçü ve hoşgörülü bir iklim getirebilecek samimi bir aday duruyordu. Ancak “Ben 25 yıllık Muğlalıyım” demiş olsa da Muğlalı olmadığı her halinden belli oluyordu. Ki neden aday olduğunu anlatırken de şu ifadeleri kullanmış: “Neden yola çıktım? 25 yıldır Bodrum'da yaşıyorum. Mardin doğumluyum ama ben bir Muğlalıyım. Ben siyaseti 2011 yılında sonlandırmıştım. Bodrum'da yaşamaya başlamıştım. Son derece hayatımdan memnundum. Siyasetin dışında iyi vakit geçiriyordum. 2 ay önce cumhurbaşkanımız beni aradı, görüşmek istediğini söyledi. Ben de gittim. Beni aday yapmak istediğini söyledi. Cumhurbaşkanına siyaseti bıraktığımı, aday olmak istemediğimi söyledim. Cumhurbaşkanı bana 'hemen kestirip atma, biraz düşün' dedi. O 15 gün süre içinde ben Bodrum, Muğla, Fethiye, Marmaris’te dostlarımla konuştum. Çünkü gerçekten Bodrum’da ve Muğla’nın diğer ilçelerinde yerel yönetim hizmeti hiç yok.” xx xx xx Bence Aydın Ayaydın 25 yıl bir şekilde Muğla ile temas halinde iken “Bir gün burada aday olabilirim” diye düşünmemiş bile... Düşünmüş olsaydı dersini çalışırdı... Evet Muğla ile ilgili anlattığı olumsuzluklar doğru. Onları ben de yazıyorum... Ben çözüm ve heyecan uyandırıcı projeler göremedim. Herkes gibi O da mesela “Sandras’tan su getireceğiz” demiş. Heyecan duymadım... Üstelik Osman Gürün ile de “dostlarmış”... Çok şaşırmadım dersem yalan olmaz... Yarın devam edelim. ------------------ GÜNÜN SÖZ; Ben sabahları severim oldum bittim sabahları, çocukları, bütün başlangıçları. --Necati Cumalı
 
Üst